Kumkapı’dan Yansıma Hikayesi

Kumkapi4ss

Yansıma fotoğrafları su birikintilerinin içlerinde ayrı bir dünya barındırdığını farkettiğimden beri vazgeçilmezdir benim için. İnsan bir kere fark ettimi yeterli oluyor. İnsanın gözü alğıda seçicilikle nerde onla onları görebiliyor.

İstanbul’un çeşitli ilçelerini gezmemiz gereken bir iş vardı elimizde. Bir gün işler bitmiş eve dönerken Kumkapı’ya çıktık. Biraz ilerleyince sahildeki sabahki yağmurdan oluşmuş su birikintisini farkettim. Araba şirketin arabasıydı ve aslında acelemiz de vardı ama şöförden bir 10 dakika durmasını rica ettim. Gerçi o taraflarda yol kenarına araba farketmez zor ama yol kenarındaki restoranlardan birinden araba için fark izni de alıp sahile gittik.

Gördüğüm manza, yani suyun içindeki o farklı dünya beni benden almıştı. Tecribeme dayanarak fotoğrafta nasıl çıkabileceğini düşünmek bile bana ayrı bir keyif veriyordu. Yansıma fotoğraflarının bazıları sanki fotoğrafı ikiye katlamışsınız gibi çıkıyor ve ben su birikintisinin büyüklüğünü görünce böyle bir imkanın olduğunu hissetmiştim.

Birikintinin en geniş olduğu yerde durup neredeyse yere yatacak seviyeden suyun içine bakmaya ve en geniş görüntüyü almaya çalıştım. Alabildiğim yerden de fotoğraf çekmeye başladım. Tabii karşınızdaki manzaranın aksinin suya düşmesiyle bitmiyor herşey. O düşen akisin net olması da lazım ve hava şartları da etkili. Eğer su birikintisini netleyemiyorsanız o fotoğraftan bir hayır beklememek lazım. Her iki görüntü de keskin olmalı. Hem suyun içindeki hem de asıl görüntü. Yani aslında fotoğraf çekmek kolay olmakla birlikte her zaman o kadar da kolay birşey değil. Emek, zaman, uygun an ve uygun şartlar isteyen bir uğraşı. Bu yüzden gönül verilmeyince ortaya çok da iyi şeyler çıkmayabilir veya karşınıza çıkan bir şansı iyi değerlendiremeyebilirsiniz.

İşte bu yüzden benim için Henri Cartier Bresson’un  “Fotoğraf çekmek, insanın aklını, gözünü ve yüreğini aynı hizaya getirmesidir. Bu bir yaşam tarzıdır.”  sözü çok önemli, çok anlamlı ve bir o kadar da değerlidir..

 

Ayse Gül Ayanoğlu

 

No comments yet.

Leave a reply